Antik Kentin Yanı başında bir Tarih Ansiklopedisi

Antik Kentin Yanı başında bir Tarih Ansiklopedisi

Anadolu, tarih boyunca yurt olduğu uygarlıkların izleriyle dolu. Bu eşsiz zenginlik, kültür turizmi meraklıları için onlarca farklı rota demek. Tabii antik kentlerin tanıtımı için yapılan etkinlikler, gezginlerin “Görülecek Yerler” listelerine girmek konusunda çok önemli. Örneğin Göbeklitepe, 2019’da pek çok seyyahın seyahat planları arasında yerini aldı bile. 2018 ise, bildiğiniz gibi Troya Yılı’ydı ve ören yeri, pek çok etkinliğin de etkisiyle 531 bin 530 kültür meraklısını ağırladı. 

Troya Yılı’nın somut bir verimi de Troya Müzesi’nin kapılarını ziyaretçilere açmasıydı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2011’de düzenlediği, 132 projenin katıldığı yarışmada 1. olan projeye göre inşa edilen müze; 1 kilometre uzakta yer alan 9 farklı katmanda 5 bin yıllık tarihi içeren Troya’nın ruhunu yakalamayı hedefleyen, yani bizzat antik kentten esinlenen bir çalışma. Öyle ki ören yerinde hayal gücünüze yaslanarak canlandırmaya çalıştığınız pek çok ayrıntıyı, bir Troya ansiklopedisine benzeyen müzeyi gezerken tamamlamanız mümkün.

Kapıdan girerken höyüğü andıran formuyla ziyaretçinin ilgisini çeken müze, rengiyle de dikkatinizi bölgenin binlerce yıllık önemli bir unsuruna yöneltiyor. Mimar Ömer Selçuk Baz’ın verdiği bilgiye göre dış kaplama için kullanılan corten, antik kentin terracottayla olan vazgeçilmez bağlantısının esinlediği bir malzeme. Zaten müzede sergilenen eserler arasında toprak buluntuların çok yoğun bir hakimiyeti var. Baz, “Dışarıdan bakıldığında müze, topraktaki bir yarıktan yükselen, peyzaj içerisine oturtulmuş dev bir buluntu olarak algılanıyor. Corten kaplı yapı, topraktan çıkarılmış kırılmış çanak çömlek gibi renk değiştirdi. Kendine özgü dokusuyla bir geçmişi olduğunu hissettiriyor” diyor.

Kapalı alanı 11 bin 500 metrekare olan müzede, tüm Troas bölgesinden çıkarılan binlerce esere modern bir sergileme anlayışıyla yer veriliyor. Aralarında diademler, toprak buluntular, Polyksena Lahti ve Luvi Mührü de var.

Ziyaretçi, müze katlarını bir rampayı takip ederek geziyor ve kattan kata bağlanırken adeta küçük bir mola verip öğrendiklerini hazmediyor. En üst katta ise Troya Hazineleri’ne ayrılan bir “Yitik Miras” bölümü yer alıyor. Selçuk Baz, “Troya Müzesi’nin temel kuruluş amaçlarından biri de kaçırılan eserlerin geri getirilmesini sağlamak. Bu fikir ışığında müze içinde hiçbir replika-kopya eser kullanılmıyor. 3. katta yer alan, kaçırılan eserlerin anıldığı Yitik Miras bölümü, giden eserlerin topraklarına tekrar kavuşmasına olan ümidimizi tazeliyor.”

Editör: Fevzi Elbi

Comments

Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.