“2018 Troya Yılı’nı Bugün Yazsak Roman Olur”

“2018 Troya Yılı’nı Bugün Yazsak Roman Olur”

Troas Kültür Rotaları Projesi paydaş ziyaretleri kapsamında TÜRSAB Çanakkale-Körfez BTK Başkanı Ahmet Çelik 2018 Troya Yılı’nın ardından baktığımızda bugün yazsak roman olur dedi.

ÇATOD Başkanı Armağan Aydeğer ile birlikte Troya Yılı çalışmalarının ilk adımlarını birlikte attıklarını belirten Ahmet Çelik; “Esas amacımız bumerang gibi bize dönmesi. Çocuklarımıza, Çanakkale ye, tüm Türkiye ye geri dönecek bir çalışma olacağını bilerek bu motivasyonla yola çıktık. İki gayemiz vardı; tanıtım, altyapı ve üst yapı. Troya gibi bir hikaye dünyada yok. Bu ilham veren eşsiz hikayeyi çok iyi işleyip dünyaya anlatmamız gerekiyordu. Şimdiye kadar gemilerle otobüslerle gelenlere çok emekler harcayarak anlatmaya çalışmıştık. “Troya bu muymuş?“ denildiğinde hep üzüldük. Armağan Aydeğer konaklamada, ben seyahatte hep bunu yaşadık. Bizler de bu duyguyla motive olduk. Bir gün büyük bir Troya Müzesi olsa düşüncesi bizleri heyecanlandırdı ve hep motive etti, bir şeyler yapmak için zorladı.” diye konuştu.

“HEM TİCARET ERBABI HEM ÇANAKKALE GÖNÜLLÜLERİ”

Ticaret erbabı olmakla, doğduğu ve doyduğu şehir için gönüllü bir şeyler yapmak arasında ince bir çizgi olduğunu ve bunu insanlara anlatmakta zorlandıklarını belirten Çelik, “Bu işi başlatanlar ve koşturanlar birer ticaret erbabı ama bu insanlar konuyu ticaretle ilişkilendirmiyorlar. Bu bölge, bu şehir, bu ülke için bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. İşte bu konuyu insanlara anlatmakta zorlandık. Turist rehberliğinden turizm işletmeciliğine, Türsab Bölge Temsil Kurulu Başkanlığı’ndan Ticaret sanayi odasından meclis üyeliğine kadar çok çeşitli yapılarda aktif rolleri gönüllü olarak almak istedik. Yıllardır ekmek yediğimiz doğduğumuz doyduğumuz bölgeye bizim katkılarımızla bir şeylerin değişmesine vesile olacak noktada temasta olmamız gerekiyordu. Bu düşüncelerimizle birlikte Haziran 2016 da yaşanan olumsuz olay bizi harekete geçirdi. Hemen soluğu devletin kademelerinde aldık. Sayın Valimiz Orhan Tavlı, Ak Parti Grup Başkanvekilimiz Çanakkale Miletvekilimiz Bülent Turan ile birlikte hareket ederek 3 bakan değiştirdik. Cumhurbaşkanımızın “Bugüne kadar Troya ile ilgili bir şeyler yapmamış olmak bizim eksiğimizdir ” cümlesi zaferimiz oldu. Doğru zamanda doğru işi yaptık. Bu işin özeti budur”  dedi.

“BÖYLE BİR PROJEYE İHTİYAÇ VARDI”

“2018 Troya yılı projemiz dil öğrenmeye başlayan bir çocuğun hikayesine benzer. Yeni Müze, proje kapsamında açılan Türkiye’nin ilk ArkeoKöyü Tevfikiye ve Troas Kültür Rotası Projesi Troya Yılı’nın temelini oluşturdu. Biz Troas Kültür Rotaları Projesini Aziz Paul’un yürüdüğü güzergah olarak Dalyan, Apollon Smintheus, Troas, Assos, Behramkale ve Midilli olarak Kazdağları’na ulaşacak olan rotayı domino taşlarına benzetiyoruz. Biz ilk 120 kilometrelik proje ile domino taşının ilkine dokunmuş olduk. Bu domino etkisiyle yürüyecek ve devam edecek. Troya ile Assos’un mutlak surette bağlanması gerekiyordu, bunu bağlayacak olanda işte bu projelerdir.”

Ahmet Çelik sözlerine şöyle devam etti:

“Kazdağları, Assos ve Troya bölgesinden oluşan bu 3 ayaklı kültür rotasını birleştirmek için böyle bir projeye ihtiyaç vardı. Bunun hayata geçmiş olmasında mutluluk duyuyorum. Midilli ile başlayan feribot seferleri de bunun uluslararası entegrasyonunu sağlayacaktır. Türkiye’de kaç şehrin Avrupa’ya açılan kapısı var. Çok özel bir konuda önemli bir transfer noktası. Olaya özelden değil de resmin büyük tarafından bakmak gerekir. Bu projelerin hepsi bu entegrasyonu sağlayacak ve bölgenin uluslararası turizmine önemli bir altyapı sağlayacaktır. Artık dünya etkinliklerle birlikte destinasyon turizmi ne kaydı. Turizmde bizden ileri olan Avrupa ülkeleri bizim şu anda uğraştığımız konuları çözdükleri için başarılı olmuşlar.”

“TÜRSAB TANITIM VE PAZARLAMADA EN ÖNEMLİ GÖREVİ ÜSTLENECEKTİR”

Türsab’ın bölgedeki çalışmalarına ve desteklerine de değinen Çelik; “Acenteler toplantısını Çanakkale’de gerçekleştirdik. 400 acenteye tur programlarına koyması için bölgeyi tanıttık. Türsab olarak desteğimiz, gün ışığına çıkarılan ürünleri ve projeleri önce Türkiye’de sonra yurt dışında tanıtılması ve pazarlamakla ilgili en önemli görevi üstlenecektir. Projeniz olgunlaştıktan sonra merkeze iletmek konusunda desteğimiz olacaktır. Sonuçta destinasyon turizmi çok önemli ama insanlar Troya’ya gelmişken Efes’i de görüyor, Ayasofya’ya da gidiyor. Bunların tamamı temel teşkil etmeli. Ülkemizde temel konuların çözüm ve değerlendirilmesinde sıkıntılar var, öncelikle bunların aşılması lazım.“ ifadelerine yer verdi.

“TROYA MÜZESİNİN İLK ZİYARETÇİLERİ KÖYLÜ KADINLARIMIZ”

“Troas Kültür Rotaları Projesi’yle ilgili çok önemli bir tespitimiz var. Troya Müzesi’ni ilk görmeye gelenler rengarenk şalvarlarıyla 5-10 köylü kadınlarımızdır. Bu görsel çok önemlidir. Dolayısıyla siz bu bölgede bir şeyler yaptığınızda yerelin ne kadar arkanızda olacağına dair çok güzel bir fotoğraf. Bu insanlar buranın ev sahipleri. Misafirperverlik konusunda vizyonları çok geniş. Rotanın geçtiği köylerde bulunan insanlar projeyi ve yöreyi tanıtacaklar. Bu bölgenin insanlarının en önemli özelliği meraklı oluşları. Meraklı olan insan öğrenir, ileri gider. Köylünün tarlasını sürerken bulduğu tarihi eseri müzeye haber veren bir coğrafyadan bahsediyoruz. İlyada Destanı’nda Paris’in çoban olarak gezdiği topraklardan, Paris’in Aphrodit’e elmayı verdiği Kazdağları’ndan bahsediyoruz. Bu kadar güçlü bir hikaye ve büyük bir ilham var. Babam Yeniceli annem Havranlı. Tam Kazdağları’nın kuzey ve güney yamaçlarında iki tarafı da bilerek büyüdük. Eminim ki bu rotada yürüyen insanlar etkinlikler sırasında çok güzel deneyimler yaşayacaklardır.“

Avustralyalı bir gurmenin 5 sene önce bölgenin peyniri ile ilgili belgesel çekmek istediğini anlatan Çelik; Gurmeyi Çaneli köyüne götürdüklerini, o köyde sütün sağılmasından keçinin beslenmesine peynirin yapılmasına kadar film çekildiğini ve Avustralya’da çok izlenen belgeseller arasına girdiğini aktardı.

“DÜZENLEDİĞİMİZ ETKİNLİKLERE KOŞA KOŞA GELİYORLAR. DEMEK Kİ ŞİMDİYE KADAR YETERİNCE TANITMAMIŞ, ETKİNLEŞTİRMEMİŞİZ”

Troas Kültür Rotaları Projesinin bölgedeki yeri ve önemini test ettikleri etkinlikleriyle açıklayan Ahmet Çelik şöyle konuştu:

“Bizim test ettiğimiz bazı tecrübelerimiz de var. ÇATOD Başkanı Armağan Aydeğer ile Gelibolu Maratonu’nu başlattık. 4 senede 10 binlere ulaştık. Bisiklet Festivali’nde tarihin rotasında sürüyoruz sloganı ile 5 bin kişiye ulaştık. Türkiye’de katılımı bu kadar yüksek bir bisiklet organizasyonu yok. Çanakkale Boğazı’nda uluslararası yüzme yarışı yaptık, Tanınmış sanatçılardan arkeologlara kadar ünlüleri yüzdürdük. Yüzdürüyoruz, bisiklete bindiriyoruz, koşturuyoruz. Bu etkinlikler ilk günden itibaren Troya’da Gelibolu’da Çanakkale’de yapıyoruz dediğimizde tutuyor ve insanlar koşa koşa geliyor. Çünkü o kadar geniş bir hikaye var ki, o kadar önemli ve stratejik bir konumdaki, demek ki şimdiye kadar yeterince tanıtmamışız ve etkinleştirmemişiz. Bunlar yapıldığında nasıl bir talep göreceği ile ilgili gerçekleştirdiğimiz somut çalışmalar ve etkinliklerdir. Troas Kültür Rotaları’nın da geleceği nokta ne kadar tutulacağı ve ne kadar sahipleneceği de bu kriterlere göre çok belli ve aşikar” dedi.

Editör: Fevzi Elbi

Comments

Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.