Skylife: En İyi Rotalarıyla Çanakkale

Skylife: En İyi Rotalarıyla Çanakkale

2018’in Troya Yılı ilan edilmesi sebebiyle, “En İyi Rotalarıyla Çanakkale” başlığı ile SKYLİFE  dergisine konu oldu.

Havayolu seferleri sayesinde pratik şekilde ulaşılabilen Çanakkale’yi tarihi, doğası, lezzetleri, müzeleri, efsaneleri ve ilkleriyle keşfetmek için beş özel rota.

TARİH ROTASI: ANTİK PATİKALARDA
Antik çağlardan günümüze kadar adı yaşamış ve belki de insan var oldukça yaşayacak olan Assos bir açık hava müzesi niteliğinde. Anadolu’daki en eski felsefe okullarından birinin, Aristoteles tarafından kurulduğu bu bereketli topraklarda klasik, arkaik ve Helenistik dönem eserlerinin yanı sıra Roma ve Bizans kalıntılarını da görebilirsiniz. Tertemiz deniz binlerce yılın sırlarını saklar gibidir Assos’ta. Gün batımının en güzel izlenebileceği koylardan biri de Kadırga Koyu’dur. Çanakkale gezisinden sonra yorgunluğun atılacağı iki günlük bir dinlenme için son derece doğru bir tercih olacaktır. Assos’ta her bütçeye uygun konaklama olanakları mevcut.

Tarihi antik çağlara dek uzanan Çanakkale’de bir tarih yolculuğuna çıkmak istiyorsanız yola Gelibolu Yarımadası’ndaki savaş alanlarından başlayabilirsiniz. Assos ve Troya başta olmak üzere çok sayıda ören yerine sahip kentin müzeleri de rotanızı zenginleştirecek.

TARİHE ARMAĞAN
Efsaneleriyle klasik batı edebiyatının temelini oluşturan, iki yüzyıla yakın zamandır sürdürülen kazılarda hemen her sezon yeni bir yerleşim katmanının bulunduğu, 3200 yıllık bir kent Troya. Dünyanın en meşhur ve en çok tanınan antik kentlerinden biri olan Troya’nın muhteşem hazinesi Arkeolog Heinrich Schliemann tarafından 1871 yılında bulundu. Mitolojik kahramanlardan Aşil’in, Hektor’un, Paris’in kozlarını paylaştığı, Olimpos Dağı’nın sakinlerinden başta Zeus ve Hera’nın, Athena ve Afrodit’in işlerine karıştığı Troya’nın önemi her geçen gün daha çok anlaşılıyor.

ADAYA SADAKAT BOZCAADA
Bozcaada, kalesi, kalamarı, üzümü, daracık taş sokakları ve turkuvaz sularıyla büyüler insanı. Akdeniz uygarlıklarının izlerini bıraktığı Bozcaada’nın tarihine ve kültürüne ışık tutan Bozcaada Yerel Tarih Müzesi, adanın zengin birikimine ışık tutuyor. Ayazma yolu Palamar Mevkii’nde geniş, bağlık bir arazide kurulu olan müze, ada merkezine iki km uzaklıkta.

İLHAM VEREN ORMAN YENİCE
Dünyaca ünlü bir sinema yönetmenimiz Nuri Bilge Ceylan’ın yetiştiği yer olarak bilinen Yenice’de, Çanakkale’nin en güzel doğal alanlarından biri saklı. Cannes Film Festivali’nde en iyi yönetmen ödülü kazanan ünlü sinemacıya ilham veren Yenice Ormanı, uçsuz bucaksız kırlara birer bilye gibi dağılmış civar köy ve kasabalara eşsiz bir fon oluşturuyor. Baklaçal Dağı eteklerindeki Yenice ilçesini çepeçevre saran ormanlar, özgün ağaç türlerine sahip. Yöreye özgü minaresiz camiler de keşfedebileceğiniz Yenice’de gezinirken Ceylan’ın Koza, Kasaba ve Mayıs Sıkıntısı filmlerinde bir yolculuğa çıkmış gibi hissedeceksiniz.

Tarihteki ilk güzellik yarışmasının yapıldığı dağları ve sanatçılara ilham veren ormanlarıyla Çanakkale, doğaseverler için cennet. Sadece Anadolu’nun değil, Asya kıtasının en batı ucuna kurulmuş balıkçı kasabalarının bulunduğu doğal alanlarda gezinmekten çok keyif alacaksınız.

ASYA’NIN EN BATI UCU BABAKALE
Türkiye ve Asya’nın batı ucundaki Babakale, salaş balık lokantaları ve huzurlu kahvehaneleriyle küçük bir balıkçı kasabası. Beyaz badanalı taş evleri ve denize açılan sokaklarıyla insanı sarmalayan yöre, eski bir limanın yamacında.

EFSANELER DİYARI KAZDAĞI
Efsaneler dağının ya da mitolojideki adıyla İda’nın oksijen yüklü havasıyla yenilenmeye ne dersiniz? Yüksek oksijen yoğunluğuyla ideal solunum koşullarına sahip olduğu bilimsel olarak kanıtlanan Kazdağı, dere ve pınarlarla dolu. Tarihteki ilk güzellik yarışmasına ev sahipliği yaptığı söylenen doğal alan, 1993 yılında milli park ilan edilmiş. Balayı, yemek kursu ve felsefe günleri gibi çok sayıda aktivite organizasyonu yapan butik oteller, dağın denize yakın eteklerinde hizmet veriyor. Zengin florasıyla dikkat çeken bölgedeki sayısız yürüyüş parkurunun en gözdeleri Sabahattin Ali ve Mustafa Seyit Sutüven’e ilham veren Hasanboğuldu ve Sutüven Şelalesi.

Çanakkale Savaşı… Bir milletin kaderinin belirlendiği topraklar. Binlerce askerin toprağa düştüğü, destanlar yazılan coğrafya. Müzeler, anıtlar ve şehitliklerle bezeli Gelibolu Yarımadası’ndaki ‘Zafer Yolu Rotas’ını gezerken duygularınıza hâkim olamayacaksınız.

ANMA GÜNLERİ
Bu yıl Deniz Savaşları Zaferi’nin 95. yılının kutlanacağı Çanakkale’de, 13–18 Mart tarihleri arasındaki Zafer Haftası kapsamında çeşitli törenler ve etkinlikler düzenlenecek. Her yıl 24–25 Nisan’da Anzak koyunda düzenlenen Çanakkale Kara Savaşlarını Anma Törenleri’ne ise Yeni Zelanda ve Avustralya başta olmak üzere pek çok ülkeden on binlerce ziyaretçinin katılması bekleniyor. Önemli günlerle ilgili detaylı bilgi için Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nü arayabilirsiniz.

Tel: 0286 217 23 71.

ZAFER YOLU GELİBOLU YARIMADASI
Şair Çanakkale Savaşları hakkında ‘Dur Yolcu! Bilmeden gelip bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir!’ der. Bu toprakları bilmek ve Çanakkale’nin yakın geçmişte oynadığı rolü önemini kavramak için Eceabat, Arıburnu, Kanlı Sırt, Conkbayırı, Seddülbahir, Kemalyeri ve 57.Alay Şehitliği alanları mutlaka görülmeli. Çanakkale Abidesi, irili ufaklı birçok şehitlik ve müzelerin yanı sıra; Anzak Koyu ve tören alanı, Seyit Onbaşı Anıtı, Namahgâh Tabyası ve siperler ziyaret edilmeli. Yukarıdan bakıldığında kalp şeklinde gözüken Kilitbahir Kalesi’de ihmal edilmemeli. Tavsiyemiz Gelibolu Tarihi Milli Parkı’ndaki turunuza bir tam gününüzü ayırmanız.

ZAFER HAFTASI’NDA ÇANAKKALE
Yakın tarihimizdeki en büyük kara savaşlarından birinin yaşandığı Gelibolu Yarımadası’nı gezmek ve Atatürk ile silah arkadaşlarının aziz hatırasını yad etmek için 13–18 Mart tarihleri arasındaki Zafer Haftası iyi bir fırsat. Türk, Avustralya, Fransız, İngiliz ve Yeni Zelanda askerleri anısına dikilmiş 70 civarında anıt ve şehitliğin yanı sıra, savaşın trajedisini gözler önüne seren müzelerle bezeli yarımadayı gezerken duygularınıza engel olamayacaksınız. Peki, dört bir köşesi Çanakkale Savaşı’nın izleriyle dolu dev bir açık hava müzesi biçimindeki Gelibolu Yarımadası nasıl gezilir? Kabaca bir rota vermemiz gerekirse, Eceabat’a giden sahil yolu üzerindeki Akbaş mevkiinden geziye başlamak iyi bir seçim olacaktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün müze evinin bulunduğu Bigalı köyünden sonra, savaşın en yoğun yaşandığı Conkbayırı ile Arıburnu arasındaki bölgeyi ziyaret edebilirsiniz. Anzak koyu, Kabatepe ve Açıtepe’den devam eden güzergâh, Hisarlık Burnu’nda yükselen dev Zafer Anıtı ile son bulacak.

Yerel lezzetlerin eşliğinde yapacağınız Çanakkale gezisini unutamayacaksınız. Bozcaada’da domates reçeli, Gelibolu’da sardalya ve Mevlevi tatlısı, Bayramiç ve çevresinde keşkek ve Babakale’de kalamar tavanın tadına bakmadan yolculuğunuzu tamamlamayın deriz.

LEZZET MOLASI İSKELE MEYDANI
Kordon boyundaki balık lokantalarına uğramadan iskele meydanı çevresindeki dükkânlarda meşhur peynir helvasının tadına bakmadan Çanakkale gezisi eksik kalır. İskele Meydanı’nın simge yapısı olan dört katlı saat kulesi, 1897 tarihli. Kule ile Çimenlik Kalesi arasındaki bölge, asırlık evleriyle kentin eski dokusunun görülebileceği en iyi yerlerden. Saat kulesinin hemen arkasındaki sokaklar ise tarihi hanları, sahafları, sanat atölyeleri ve müzik kulüpleriyle bir kültür merkezi gibi. İlhami Algör’ün ‘Yalı Hanı ve Sakinleri’ kitabında da bahsettiği tarihi Yalı Han’da ise yıl boyu sergiler, söyleşiler ve film gösterimleri düzenleniyor.

ZEYTİNE SAYGI ADATEPE
Yöre kültüründe özel bir yeri olan zeytinyağının üretim aşamalarını görüp taze köy ekmeğiyle zeytinyağının tadına bakabileceğiniz, eğitici ve eğlenceli bir müze. Restore edilmiş tarihi bir sabun fabrikasında, bir yandan zeytinyağı üretimine devam edilirken, öte yandan zeytin, zeytinyağı ve sabun üretimiyle ilgili araç, gereç ve aksesuarlar sergileniyor. Türkiye’de türünün ilk örneği olarak 2001 yılında açılan müzede, eski zeytinyağı presleri, zeytin toplama aletleri, taşıma ve saklama kapları, çeşitli folklorik objeler görülebilir.

Her gün 08.30–18.30 arası açık. Küçükkuyu, Çanakkale. Tel: 0286 752 13 03

Adrenalin seviyenizi yükseltmeyecek Çanakkale rotası bana göre değil diyorsanız doğa aktivitelerini yolculuğunuza dâhil etmelisiniz. Doğa yürüyüşü, dağ bisikleti, yüzme, olta balıkçılığı ve tüplü dalış için ideal alanlar barındıran kentte çok sayıda aktivite sizi bekliyor.

ROMANTİK DOĞA GÖKÇEADA

Türk ve Rum kültürlerinin iç içe geçtiği köyleri, tertemiz kumsalları ve sakin köyleriyle Gökçeada, Türkiye’nin en büyük adası. Zeytin ağaçlarının gizlediği eski bir taş evde konaklamak, Kefaloz’da martı ve dalga seslerini dinlemek, Marmaros Şelalesi’ne yürümek, adanın sunduğu ayrıcalıklardan sadece birkaçı… İlginç kaya oluşumlarıyla adanın en güzel koylarından biri olan Yıldızkoy’da, Türkiye’nin ilk sualtı milli parkı bulunuyor. Adanın dillere destan lezzeti dibek kahvesinin tadına bakabileceğiniz tarihi mekânlarıyla Zeytinliköy, adanın en eski yapılarından biri olan İskiter Kalesi’nin bulunduğu Kaleköy de görülmeye değer.

SUALTI CENNETİ SAROZ KÖRFEZİ
Yüzme, güneşlenme, sörf ve kamp olanaklarıyla tercih edilen körfez, Türkiye’nin en önemli tüplü dalış alanlarından biri. Dalış tutkunları tarafından doğal akvaryum olarak nitelendirilen körfezde 240’tan fazla deniz canlısı tespit edilmiş. Akıntı kanalları nedeniyle dalgıçlara sürekli açık ve net bir görüş olanağı sağlayan körfezde tüplü dalış için en elverişli bölgeler, Mecidiye ve Erikli açıklarında bulunuyor. Kömür Limanı’nın 200 metre kadar açığındaki Minnoş Kayalıkları, duvar dalışı yapmaya çok müsait. Adını dibindeki tarihi top güllelerinden alan Toplar Burnu’nda ise iri mercanlar görmek mümkün.

Editör: Gökçe Güzel