Megan Fox: Çanakkale’de Fal Baktırdım

Megan Fox: Çanakkale’de Fal Baktırdım

2018’in uluslararası ölçekte Troya Yılı ilan edilmesiyle birlikte Çanakkale, dünyaca ünlü isimleri ağırlamaya devam ediyor. Amerikalı oyuncu ve manken Megan Fox, özel olarak ilgilendiği mitolojik efsaneleri konu alan ‘Myths & Mysteries with Megan Fox’  isimli belgesel serisi için Çanakkale’ye geldi. Megan Fox’un Çanakkale’de olduğu günlerde Türk Kahvesi içerek fal baktırdığı ortaya çıktı. Amerika’ya dönen güzel oyuncu ile bir araya gelen Hürriyet Kelebek yazarlarından Barbaros Tapan, Megan Fox ile gerçekleştirdiği röportaj’da Çanakkale ve Türkiye izlenimlerini sordu.

Megan Fox, mitolojik efsaneleri konu alan belgesel programı “Myths & Mysteries”in Troya Savaşı konulu bölümünün çekimleri için geçtiğimiz günlerde Çanakkale’ye geldi. Ünlü oyuncu, Karga 7 Pictures’ın yapımcılığını üstelendiği, önümüzdeki aylarda Travel Channel’da yayınlanacak belgeselin çekiminin hemen ardından Los Angeles’ta Hürriyet Kelebek yazarlarından Barbaros Tapan ile buluştu.  İkili hem belgeseli hem de Fox’un Türkiye günlerini konuştu.

Travel Channel’a hazırladığınız belgesel projeniz için geçtiğimiz günlerde Çanakkale’ye gittiniz. Öncelikle Troya Savaşını anlatan bölümün detaylarından biraz söz eder misiniz?

Biz bu belgeselde, eski hikayeleri, mitolojik efsaneleri, onlarla ilgili ulaşılan son bilgileri ve gelişmeleri veriyoruz. Çanakkale’ye de Troya Savaşı ile ilgili son keşifleri öğrenmek için gittik. Neler olup bittiğini, ulaşılan son bulguları uzmanlarla konuştuk. Troya Savaşı bir gerçek mi yoksa kurgusal bir mit mi sorusuna cevap aradık.

Tarihe, eski kültürlere merakınız ne zaman başladı?

13-14 yaşlarımdayken, eski kültürlerin ve mitolojik olayların dikkatimi çektiğini, bu bilgileri öğrenmeye aç olduğumu fark ettim, îyi bir öğrenci değildim. Okula gitmeyi hiç sevmiyordum. Okulla ilgili sevdiğim tek şey tarih dersleriydi. Sanırım 8’inci sınıftayken tarih dersinde Yunan Mitoloji okumuştum, iyi not aldığım ve ödevlerimi yaptığım ilk ders o olmuştu. Diğer derslerde ödev yaptığımı hiç hatırlamıyorum. Sadece sınavlara girip sınıfı geçmeme yetecek kadar not almaya çalışırdım. Sadece tarih derslerinde ödev yapıyordum çünkü gerçekten öğrenmek istiyordum.

Belgeseli, Los Angeles merkezli olan, İstanbul’da da faaliyet gösteren Karga 7 Pictures çekiyor. Projenin yapımcıları Emre Şahin ve eşi Sarah Wetherbee ile nasıl tanıştınız?

Birkaç yıl önce, daha son çocuğum doğmamışken tanıştık. Bir proje geliştiriyordum. Fikir aşamasındaydı, prodüksiyon şirketi araştırıyordum onun için. Derken bir arkadaşım Karga 7’den bahsetti. Emre’nin yaptığı birçok yapıyı izlemiştim zaten. Hepsi harika, beğenerek takip ettiğim şovlardı. Benim için de belgeselimin güzel olması, izleyicinin ilgisini çekecek şekilde çekilmesi, gittiğimiz yerlerin ruhunu ve güzelliğini izleyiciye yansıtması, hikayenin anlatımı önemliydi. Karga 7’nin yapımlarını daha detaylı inceleyince isteklerime en güzel onların cevap vereceğini anladım. Devamında zaten birlikte çalışmaya başladık.

Çekimler sırasında Türk yemekleri yediniz mi?

Yemez miyim… Ketojenik diyet yapıyorum, o yüzden karbonhidratlı besinlerden uzak durmaya çalışıyorum. Ne yedin derseniz; çok fazla kuzu eti yedim. Hatta normalin oldukça üstünde tükettim diyebilirim. Türkiye’de en çok hoşuma giden şey etin lezzeti ve doğal olmasıydı. Burada (Amerika’da) doğal et bulmak için gerçekten çaba sarf etmek zorundasınız. Türkiye’de her şey çok lezzetli ve doğaldı. Onun dışında Türk baharatları da favorilerim arasına eklendi.

Astrolojiye meraklı olduğunuzu duydum. Peki falla ilginiz var mı? Mesela Çanakkale’deyken Türk kahvesi içip fal baktırdınız mı?

Çanakkale’ye ilk gittiğimde her sabah bir Türk kahvesi içiyordum. Çok sert ama çok da güzel bir tadı var. Servis ediliş şekli ve minik olması da hoşuma gitmişti. Artık kahve içmiyorum. Yıllar sonra ilk kahvemi yine Çanakkale’de içmiş oldum. Kahvemi hazırlarlarken çok az kahve koymalarını özellikle belirttim. Biliyorsun minik fincanı en tepeye kadar dolduruyorlar, ben de tamamını içtim. Kalp atışlarım nasıl yükseldi anlatamam, kan damarlarımın içinde deli gibi akıyordu. Başka bir yaratığa dönüşüyormuş gibi hissettim çünkü yıllar olmuştu kahve içmeyeli. Türk kahvesi de hafife alınacak bir kahve değil. O kahveyi içtikten sonra bir hanım falıma baktı, söylediği her şey pozitifti. Kötü bir şey demedi. Yaptığım işle ilgili cesaret verici şeyler söyledi. Hepsini belgeselde izleyeceksiniz. Kahve falı çekimlerini Emre’nin babası Dr. Haluk Şahinin evinde yaptık zaten. Çok güzeldi.

Editör: Fevzi Elbi 

 

Comments

Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.