Boğazda bir Aşk Hikâyesi

Boğazda bir Aşk Hikâyesi

Çanakkale Boğazı yüzyıllardır söylenerek günümüze kadar taşınmış mitolojik öyküleriyle de ayrı bir yere sahiptir. Bunlardan Hero ile Leandros’un öyküsünü bize en güzel M.S. 400’lü yıllarda yaşadığı tahmin edilen Romalı ozan Mousaios anlatır. Bunun için, öyküyü Bilge Umar’ın yaptığı çeviriyi esas alarak Mousaios’tan özet olarak aktarıyoruz: “Çanakkale Boğazı’nın en dar olduğu yerde; biri Anadolu topraklarında günümüzdeki Nara Burnu’nda Abydos, diğeri karşıda Trakya kıyısında Sestos diye iki şehir vardır. Leandros Abydos’ta, Hero ise Sestos’ta rahibe olarak Aşk Tanrıçası Aphrodite’nin tapınağında yaşarmış. Her yıl mayıs ayında tapınakta yapılan Adonis törenlerine giden Leandros orada gördüğü Hero’ya yıldırım aşkıyla tutulur. Önceleri iki kıtayı ayıran boğaz, iki sevgilinin aralarındaki sevgiye engel olamaz. Leandros her gece boğazı yüzerek geçer, sevgilisiyle bütün gece hasret giderdikten sonra, sabah geri dönermiş. Hero da sevgilisine Sestos’taki kulenin tepesinde yaktığı fenerle yol gösterirmiş. Yaz ayları boyunca iki sevgilinin bu buluşmaları sorunsuz devam etmiş. Ancak yaz geçmiş, boğazda dondurucu poyrazlar esmeye başlamıştır. Bir gece fırtına daha sert esmiş, Hero’nun elindeki meşaleyi söndürmüştür. Dağ gibi yükselen dalgalar, Leandros’un çırpınan gövdesini döve döve Sestos’tan çok ötelere sürükleyerek, sabaha karşı cansız bedenini Sestos kıyılarına atmıştır. Hero ise, sönen meşalesini yeniden yakıp, bitkin ellerinde tutuyordu. Kıyıya çarpan sevgilisinin cansız bedenini görünce ölümde de olsa ona kavuşmak için, hiç düşünmeden kendini denize atmıştır.”

Comments

Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.