Basında Troya: “Troya son Yüzyılın Zirvesini Yaşıyor”

Basında Troya: “Troya son Yüzyılın Zirvesini Yaşıyor”

2018 Troya Yılı ulusal basının ilgisini çekmeye devam ediyor. Yeni Şafak gazetesi kültür sanat yazarı Seray Şahinler Demir kendi köşesinde Troya Antik Kenti Kazı Başkanı Rüstem Aslan ile yaptığı röportajı yayımladı. Rüstem Aslan, bölgenin serüvenini yeni kitabında anlattı. 2018 Troya Yılı’nın müze açıldıktan sonra hız kazanacağını belirten Aslan, “Kente olan ilgi son yüzyılın zirvesine ulaştı. Müze de bunu taçlandıracak ” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ilan edilen 2018 Troya Yılı etkinlikleri hız kesmeden devam ediyor. Tarihi M.Ö. 3 binli yıllara kadar uzanan, savaşları, efsaneleri ve mitleriyle bugün hala cazibe noktası olan antik kent, ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor. Konferans, panel, sergi başta olmak üzere birçok etkinliğe ev sahipliği yapan Troya, bu yılı müzeyle taçlandıracak. Kazı Başkanı Rüstem Aslan Troya’nın serüvenini Doğan Kitap etiketiyle yayımlanan “Yeni Başlayanlar İçin Troya” kitabında anlattı. Aslan, yer yer akademik yer yer hikaye tadındaki anlatımında tarih ve edebiyat meraklıları içinde yeni bir pencere açıyor.

Troya için Doğu-Batı çatışmasının yaşandığı ilk yer diyebilir miyiz?

Evet. Troya Savaşı aslında bizim son Tunç Çağı dediğimiz M.Ö. 1200’lerdeki güç dengelerinin değiştiği bir dönemde oluyor. Günümüzdeki anlamıyla bir Doğu-Batı çizgisi olmasa da kıtasal anlamda, Asya Kıtası’nın Avrupa’ya en yakın olduğu noktadır Troya. Hitit metinlerine baktığımızda da böyle bir çizginin o dönemlerde yavaş yavaş çizildiğini görürsünüz.

Homeros sonrasında bunun modern anlamdaki Doğu-Batı ekseninde kültür, siyasi örtüşme ve üst üste gelen bir ideolojinin çıkış noktası olduğunu görüyoruz. Romalıların yapay anlayışıyla tarihi kendi kökenlerine ve kahramanlarına dayandırması, Anadolu’yu ve küçük Asya’yı askeri ve siyasi anlamda fetihte kendi atalarının toprağı olarak tanımlaması, Doğu-Batı savaşının en önemli çizgileridir.

Fatih’in Troya yorumu

Bu durum Orta Çağ sonrasında Fatih Sultan Mehmet Han’ın bakışıyla örtüşüyor. Fatih, 1462 yılında tarihçisiyle birlikte orayı ziyaret ettiğinde “İstanbul’u fethederek, Allah’ın bana verdiği güçle yüzyıllar sonra Troya’nın öcünü aldım” diyor. Bu söz aslında Doğu-Batı ekseninde Fatih’in de çıkış noktasını gösterir. Onun amacı da Roma’yı fethetmekti. Doğu-Batı çatışmasının da Orta Çağ’dan daha sonra da günümüze kadar farklı alanlarda yeniden işlenerek ulaştığını görüyoruz.

Troya Yılı Dünya’da nasıl yankı buluyor?

Yurt dışındaki karşılığı Türkiye’deki karşılığından daha güçlü. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yanı sıra Yunus Emre Enstitüsü gibi kuruluşların düzenlediği uluslararası etkinlikler var. Türkiye, Dünya genelindeki 100 farklı fuarda Troya ile sunulacak. Bunun merkezinde de Troya Müzesi var. Ben, Avrupa’da 8-10 kentte Troya Yılı’nı anlatacağım. Bunun karşılığı Avrupa’da ve Amerika’da çok fazla. Troya hem ilgi ve ziyaretçi sayısı hem de yapılan film ve belgeseller açısından son 100 yılın zirvesini yaşıyor diyebiliriz. Müze de bunu taçlandıracak. Asıl Troya Yılı da müze açıldıktan sonra başlayacak.

Kazı çalışmaları ne aşamada?

Son 3 yılda bazı arkeolojik sorunlara yönelik kazılarımız var. Kalenin içinde ve dışında çalışmalarımız sürüyor. Son Tunç Çağı’nın büyüklüğü, kale dışındaki özellikleri, İlyada Destanı’ndaki yanları gibi konulara yönelik çalışmalarımız var. Ören yerinde çevre düzenlemesi ve yeni bir ziyaretçi yolu yapılıyor. Kazı yapmak kolay asıl iş oradan çıkan kalıntıları koruyabilmek. Bizim de önceliğimiz bu.

Yurtdışından gelen turistlerin ağırlıkta olduğunu görüyoruz. Ziyaretçi sayısı ne durumda?

Çin, Kore, Hindistan biraz daha ağırlıklı. Avrupalı ve Amerikalı turistlerin sayısı da artıyor. Bu sene 1 milyonu zorlayacağız. Geçen seneye göre sayı üçe katlandı. Nitelikli turistlerin sayısı artıyor. 800 bini zorluyoruz şu anda.

Editör: Fevzi Elbi 

Comments

Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.